yapamadıklarım

yapamadıklarım, cesaret edemediklerim, korkaklıklarım ve pismanlıklarım

aferin, basardın

tebrik ederim, beni kendinden uzak tutmayı çok güzel başardın. ama bilmediğin şey şu ki, aslında bu yaptığın hiç bir işe yaramıyor. kendi açından, tüm bencilliğinle incinmemek için yaptığın şey doğru olsa da, benim açımdan değişsen hiç bir durum yok. daha fazla özlüyorum sadece, daha fazla rüyalarıma giriyorsun ve seni öpmeyi her geçen gün daha çok daha çok istiyorum. işte o kadar.

birde unutmadan, umarım yeniler sana şans getirir ve mutlu olursun. başarılar, tebrikler.

get lucky.

zor

Buraya bir daha yazmayacaktım ama yine içim doldu taştı bende çareyi yazmakta buldum yine, ama artık sana değil kendime yazıyorum. 

Son zamanlar baya zor geçiyor, aslında geçmiyor da denebilir. kendimi 30 yaşından çok daha yaşlı ve yorgun hissediyorum. sanki herkes bana karşıymış gibi geliyor. Ben sanki sürekli yanlış şeyler yapıyorum, kendime olan güvenimi o kadar kaybettim ki. Bunu nasıl toparlayabileceğimi henüz bilemiyorum. Hayat o kadar garip ki, illaki herkesin istediği gibi birisi olmanız gerekiyor herkesi mutlu edebilmek için, kendiniz olduğunuz zaman kendinizi mutlu etsenizde çevrenizde mutsuz ve memnuniyetsiz suratlar tüm enerjinizi alıp götürüyor. Bu kısır döngüden o kadar yoruldum ki…

Mesela şoyle bir örnek verebilirim, eğer bir firmaya girip düzenli bir işiniz olursa, biraz da güzel bir maaşınız olursa herkes tarafından kabul edilen normal bir insan olursunuz. Ama kendi kendinize birşeyler yapmayı denediğinizde insanların kafasında farklı gözükürsünüz, bunun nedeni genelde kimsenin bu riski göze almamasıdır veya kısaca kimsenin götü yememiştir buna. Ve bu farklılık insanların sizi negatif yönde eleştirmesine neden olacak, kendinizi çok ama çok yanlız kalmış hissedeceksiniz. İşte böyle zamanlarda pes etmemek ve direnmek yapılacak en doğru şey, eğer gerçekten inanıyorsanız kendinize.

İşte bende böyle yapmaya çalışsam da insanın tek başına bunu başarması oldukça zor bir şey. Etrafımda ki insanların yaptığı yorumların hiç biri elle tutulmuyor… Dostum, kardeşim benden çok ama çok uzakta, babam zaten anca köstek, annem desen o da paniklemiş ne diyeceğini bilemez halde… Al işte o kadar etrafımdakiler, ha birde sosyal medya’ dan takip ettiğim dünya güzeli kırmızı elbiseli biri var… O zaten beni ilk bırakan oldu, doğum günümde garanti bankası, digiturk, turk telekom, dsmart, shell bile kutlama mesajları gönderdi fakat o göndermedi, zaten tahmin etmiştim bunu yapmayacağını. Halbuki en çok yanımda olmasını istediğimdi o… Zor zamanlarda hayalini kurduğum, rüyalarımda başkasıyla gördüğüm de kanter içinde uyandığım, her gün belki bugün bir mesaj atarmı dediğim, ama hic bi zaman bunu yapmayacağını da bildiğim di işte. kahretsin!

İşte tipik ben, yanlız ve yorgun, nereye kadar dayanabileceğimi hiç bilmiyorum. 

guven

bayadır düşünüyorum sana ne yazmalıyım acaba diye. içimde sana karşı çok büyük bir öfke var, bunun nedenini defalarca söylememe rağmen yinelemek istemiyorum. bana güvenmediğin için gerçekten sana çok öfkeliyim, aslında bütün konu bu. senin yanında olacağım deyip, sonrasında bir anda benim hayatımda biri var beni bir daha arama deyişini asla ve asla unutmayacağım ve emin ol ben bu tarz şeyleri hiç bir zaman unutmam. hayatımda en çok seni sevmiş olsamda, sana deliler gibi aşık olup kendimi kasıp durdursamda, hiç kimse öptüğümde seni öptüğüm gibi hissetmeyeceğimi bilsemde bu öfkem geçmeyecek, bazı şeyleri unutmayacağım. asla.

içim içimi yiyor, senin karşına geçip sana bağırmak, kızmak istiyorum… ama yapamıyorum, seni aklımdan, fikrimden çıkartıp atmak hiç tanımamış gibi yapmak istiyorum ama bu imkansız. ancak ve ancak senin yaptığın kadar bir şey yapabilirim o da bana çok manasız geliyor işte. sen haklıydın, ta başından beri sen haklıydın ama bu bana hiç birşey söylemeden, bir anda bana arkanı dönüp gitmen için sana bir neden vermiyordu, ben bunu saygısızlık olarak algıladım, üzgünüm ama bunu haketmedim.

geçen gün seni arabayla gördüğümde (belki sen bile değildin onu bilmiyorum ama sen olduğunu düşünüyorum), yine öyle bir zamanda çıktınki karşıma ve yine kaçtın bu kadarda tesadüf olamaz işte. yani ben kendimi o arabayı kullananın sen olduğuna inandırdım neden bilmiyorum, neden takip etmedim onuda bilmiyorum, takip etsem nolacak diye düşündüm heralde bilmiyorum işte, bir yanımdaki öfkem ve gerginliğim her yanımı etkiliyor. belki sen bile değildin o zaten daha da fena bir durum.

bu yazı sana yazdığım son yazı olacak, bundan sonra buraya hiç birşey yazmayacağım. içimdekileri ancak bu şekilde dışarı vurabilsemde artık yapmayacağım. benim derdim bundan sonra kendimle olacak, ne sen ne de başkası. zaman gösterecek bize gerçekleri, sen bana güvenmeyerek doğru şeyi mi yaptın, ben sana bekle demekle yanlış şeyimi yaptım. hepsi yakında çözülecek ve bakalım biz nerelerde olacağız.

seni seviyorum, mutlu kal.

C.

bu fotoğrafı anlıyorsun değil mi.

bu fotoğrafı anlıyorsun değil mi.

şu an zaman yalan

bak istedin, dokunmadım sana. şu an geçirdiğim tüm zaman yalan bir kaçı haricinde, ben şu an bildiğin zaman öldürüyorum… git gel monotonluğunda, senin isteğin üzerine senin yokluğunda gidip gelmelerdeyim işte. yakın zamanda herşey bitecek, ama bu saçmalık sona erdiğinde sana ne şekilde yaklaşabilirim hiç bilmiyorum, veya sen bana yine dokunma der misin ondan da emin değilim. aslında kalbimi çok kırdın. haklıydın, haksız oldun ama birşey diyemiyorum, hakkım yok çünkü. ben yakında tamamen kendime ait biri olacağım, o zaman nolacak çok merak ediyorum. sana şu an nasıl böyle konuştuğumu son zamanlarda neler yaşandığını anlatma ihtiyacı duymuyorum, çünkü önemi yok. daha öncedende senden biraz sabır istemiştim, yanımda kal demiştim ama yapmadın. bende tek başıma veriyorum işte savaşımı, üstelik maddiyatı geçtim manevi olarak bile benden o kadar uzakta olmana rağmen. kolay kolay bırakmayacağım peşini bunu aklına, kalbine ve tüm benliğine yaz.

hadi

gerçekten gitmemi istiyorsan, seni bir daha asla aramamı istiyorsan, seni düşünmememi istiyorsan, seni sevmememi istiyorsan, gerçekten ama gerçekten beni silmek, yok etmek istiyorsan bana git de.

git de…

gideceğim, bu sefer asla dönmemek üzere gideceğim.

git de hadi, gerçekten istemiyorsan git de ..

bırakıyorum bende o zaman içimdeki karadeniz’ liyi !.

anlamıyorum ya,

hiç mi özlemedin, bu kadar mı yani ?


bir kez olsun bakabilsem
gerçekten şaşırsam
gerçekten yansa tenim güneşte
büyük harflerle aklıma kazınsa o an
omzundan tutmuşum gözlerine bakıyorum
bulutlar gitmesin
yağmur indirsin
çözsün kirlerini, çözsün kirlerimi
dudağının arasında küçük parıltılar
sözcük oyunları sevgi sözcükleri
seni özlüyorum, imkansız
seni arıyorum, imkansız
geri dönmek imkansız
yağmur teşekkürler
aşkın büyüsü ve geçmişten gelen bütün sesler
gördüm ki çıkamazdın gölgesinden sırrının
imkansız aşkının
hayaller hayalmiş
hiç durmuyor zaman
ya bırak beni burada ya hapset hayatına
artık kabullendim, kötünün iyisindeyim
yağmur saklasın, yağmur gizlesin
seni özlüyorum, imkansız
seni arıyorum, imkansız
seni görmek imkansız